24 Nisan 2010 Cumartesi

nil in ada sefası

tam macerasını facebook a yükledim ama. buraya da bir iki fotoğraf atmadan olmaz. Mart sonunda ispanya dan arkadaşlarımız gelince pılımızı pırtımızı topladık, onlarla bir büyük ada da eskiz sefasına gittik. günün highlight ı nil in at binmesiydi.
tam macera için http://www.facebook.com/album.php?aid=173808&id=620841371&saved#!/album.php?aid=173808&id=620841371

Resim calismalari tum hiziyla suruyor


Kizimiz Nil, resim yapmaya bayiliyor. Suluboya, kuruboya, pastel, parmak boyasi ve son olarak patates baskisi dahil olmak uzere bilimum tekniklere hakim gorunuyor. Ilerleyen yillar ne getirir bilinmez ama en azindan renkler, boyalar ve fircalara asina olacagi kesin gorunuyor. Iste o gunlerden birinin fotografi da ekte. Suluboya yapmaktan kendini alamayan Nil son asamada el ve kollarini da boyamadan edemiyor, bakiniz belgesi de bu.

Bir demet Nil fotografi

Sonunda fotograflari bilgisayarlara atmayi basardik, uzerinden pek
zaman gecmeden paylasayim dedim. Iste kizimiz Nil'in son halleri, m.

Nil ile "Tabikiler" gunu



Dünyalar güzeli Nil, Teletubbies'i seyretmeye bayılıyor. Favori bir kahramanı yok ama onların oyunları cok hosuna gidiyor. Biz de baba-kiz cok guzel boyama calismasi yaptik, onu da sayfalarimiza tasiyoruz. Elektrik supurgesinin adi Nono, sari renkte olanin adi Lala, digerinin adi da Tinky Winky. Nil'in renk secimleri ve deyisiyle 'Tabikiler' iste boyle...

17 Mart 2010 Çarşamba

indiltere ye gidelim

nil gunlerdir tutturmuş, ingiltere ye gidelim die
dün gece, yatıcaz, anne, ingiltere ye gidelim dedi
tamam kızım, yazın gidicez dedim
ama anne, şimdi gidelim dedi
ahaha işin komiği de bana da mantıklı geldi bi an
dedim ne var, bi bilete bakar
sona aklıma geldi, pasaportum da yok
zaten hava da soğuk
yani az kalsın gelioduk dün gece  =p
birden kapınızda belirirsek şaşırmayın.
bu seromoninin ikinci bölümü de şu şekilde oluyor genelde:
anne o zaan (yani eğer şimdi ingiltere ye gidemeyeceksek), deniz kızına gidelim
calliou da gelsin
yüzeriz
hitmet dede de yüzebilir
yunus balığı da yüzsün mü bizimle
hadi gidelim
aahahhaha
var yaa
eet yaa, işte böyle olması lazım, tıpkı ceri gibi
hadi gidelim...

15 Mart 2010 Pazartesi

nil'in mozart'i

pazar günü nil tutturdu: "anne mozart a gidelim". kızım mozart ne diyoruz, cevap yok hadi gidelim, hadi gidelim. Mozart ve Beethoven biliyor, baby einstein dvd lerinden. müzük, müzük diyo. Yani mozart demesinde bir gariplik yok. Ama sokakta mozart ın işi ne? biz daha o ne kızım, kedi mi köpek mi vs derken gitti paltosunu aldı, eline de benim ayakkabılarımı almış, hadi anne mozart a gidelim, hadii diye. neyse, yürüyüş olmuş olur dedim, apar topar çıktık üçümüz. bi yandan yürüyoruz, bi yandan da mozart ne kızım falan diyoruz. gidelim dio, yürüo. ehehe, biz de ne çıkacak sonunda diye peşinde. Neyse gittik gittik, moda yı bilenler bilir, dondurmacı ali nin köşeye geldik, döndük çay bahçelerine doğru. nil hala mozart mozart dio. nil dedim, mozart nerde, hihihi diye güldü, mozart yok, parka gidelim. ahahhaa yani bacak kadar çocuk babasıyla beni, parka gitmek için kekledi. park dese belki hava soğuk falan diyeceğiz götürmeyeceğiz ahahah. parkta sallanırken de diyo ki, anne beethoven, mozart, kurbağa ahaha. neyse böylece bir park+çay bahçesi keyfi, soğuğa rağmen, yapıp eve döndük. nil dönerken yolda hala annee, mozart yok, hihihhihi diye gülüuordu.
nası yaa?

8 Mart 2010 Pazartesi

prima çocuk bezi resimleri

Her birimizin bebekle birlikte daha önceden hayatımızda olmayan bebek markaları ile ilişkisi başlıyor bebekten sonra. Hele çocuk bezi bunların en önemlilerinden biri. Çevremde huggies'çi anneler, molfix'çiler, prima'cılar gibi çeşitli marka bağımlısı anneler var. Kimi anneler ise hiç araştırma ve denemeyle uğraşmadan çevreden kendilerine tavsiye edilen ilk bezle başlıyorlar ve öyle bitiriyorlar olayı. Ben sanırım hem birinden, hem de öbüründenim =p, ne demekse... Prima ile ilgili marka algım çok iyi olduğundan düşünmeden prima ile başladım bebek bezi olayına. Çok da rahat ettik. Bir dönem nil'de bayağ bir pişik oluyordu. Bir arkadaşım, prima çok pişik yapıyor, değiştireceğim dedi ve başka bir markaya geçti. Ben de, acaba olur mu, denemeliyim deyip, çeşitli markaları test ettim. Beni en çok şaşırtan, o çok iyi bildiğimiz huggies'i kullanırken sık sık bezin dışına taşmış ıslaklıkla karşılaşmam oldu. İşin ilginç tarafı, bunu anlattığım huggies çi arkadaşlarımın hiç biri böyle bir duruma rastlamamış. Yalnız, karşı komşum, amerikalı ailenin de benzer bir problemi olmuş ve çooook şaşırmışlar. Çünkü anlattıklarına göre amerika'da, yaşadıkları bölgede (texas) huggies en iyi marka algısını gayet başarıyla yerleştirmiş ve kullanan herkes de memnun. Tatile gittiklerinde orada hep huggies kullanıyorlar. Ama dönünce burada denemeye kalktıklarında ıslaklık dışarı taştığından başka markalara geçmek zorunda kalıyorlar. İlginç. Herneyse, sonuçta ben prima ya geri döndüm. Pişik oluşturduğu tezi de testlerimde gördüğüm üzere gayet saçma. Sonuçta gayet memnunum. Tek bir şey dışında. Doğumdan beri hiç problem olmayan bir olay 2 yaşına geldiğimiz bugünlerde (1.5 yaşında başladı) bayağ problem olmaya başladı. O da şu: Her primanın üstünde çocukların hoşuna gidebilecek kedi, maymun, koala, köpek, tırtıl gibi resimler var. Bunlarda problem yok. Yalnız bayağ bir bezin üzerinde de çocuk resimleri var. İşhte problem olan onlar. Nil mümkünse maymun, yoksa diğer hayvanları taktırmayı kabul ediyor. Ama çocuklu olanları asla ve asla istemiyor. Bilmiyorum diğer çocuklarda da var mıdır, ama biz her pakette önce hayvan resimlileri bitirip, sonra çocuk resimlileri taktırabilmek için inanılmaz mücadele vermek zorunda kalıyoruz. Hayır onlar da kötü değil, ama nedense nil istemiyor. Aslında bence haklı. Hayvanlar gayet şirinler. Çocuklar ise tanımadığı çocuklar, neden istesin ki. Diğerleri o kadar şirinken. Ama işin kötüsü paketin yarısını atmamız mümkün olmadığından, bazen çaktırmadan, ya da kandırarak, bazen de kavga döğüş, çocuklu olanları kullanmak zorunda kalıyoruz. Hayır bi de çok akıllandı. Sadece takılanı değil, üstünden çıkanı da kontrol etmek istiyor. Çocuklulardan takılmadığından emin olmak için. Gayet zor bir durum.

Ümit ediyorum bizim bez problemimiz yaza kadar biter. Ama procter & gamble a bu konuda bir araştırma yapmalarını tavsiye ederim. Bizim yaşadığımız zorluğu yaşayan başka aileler de olabilir. Tahmin ediyorum prima adı yavaş yavaş kalkıp, tüm dünyada ki ismi pampers a geçiş yapacaklar. Bu arada bez üstünde yer alan "art work"ler bir elden geçebilir. Gerçi çocuklar dışında hiç bir problemimiz yok. Hatta aşağıda oyun oynayan figürleri de önemli değil. Sadece ön tarafta ortada yer alan figürlerde hayvan resimleri dışında bir resim kullanılmamasını tavsiye ediyorum.
Related Posts with Thumbnails